Gökkuşağı Hareketi’nin düzenlediği "Tekel Direnişi Işığında Sendikal Örgütlülük ve Sendikal Mücadelenin Geleceği" konulu panel dün Bahçelievler Öğretmenevi’nde yapıldı.
Panele Ankara’daki direnişe katılan Tekel işçileri, sendikacılar, Gökkuşağı Hareketi temsilcileri ve çeşitli işkollarında çalışan işçiler katıldı.
Tekel direnişinin işçilere kazandırdığı deneyimin değerlendirildiği, Türkiye’deki sendikal hareket içinde yaşanan problemlerin ve hareketin geleceğinin tartışıldığı panele katılım da yüksek oldu.
Ankara’daki direnişin temsilcileri olarak İstanbul, Adıyaman, Diyarbakır ve Samsun’dan panele gelen Tekel işçileri yaptıkları konuşmalarla deneyimlerini aktardılar. İşçiler, direniş sonrasında Kürdü, Lazı, Alevisi, Sünnisiyle tüm işçilerin birbiriyle kucaklaştığı bir tablonun oluştuğuna dikkat çektiler. Bu tablonun iktidarı rahatsız ettiğini belirten Tekel işçileri, “Bu sonuç Türkiye’nin açılımlara ihtiyacı olmadığını, asıl sorunun demokrasi ve demokratikleşme olduğunu gösterdi” dediler.
Panelde konuşan Prof. Dr. Fikret Başkaya Tekel direnişinin işçi sınıfına yansımasını anlatırken, “Direniş göstermiştir ki, işçiler eyleme başladığında karşılarında önce sendikaları bulurlar” dedi. Sendikaların devlet, sermaye ve siyasi partilerden bağımsız olması gerektiğini söyleyen Prof. Başkaya, “Bu yapıları hiç ayırım gözetmeden radikal eleştiriye tabi tutmak ve yeni bir temel üzerinde, yeni bir örgütlenme modeli geliştirmek gerekir. Sendikalar işçi sınıfının çıkarlarına uygun yapılar haline getirilmelidir” diye konuştu.
Panele Gökkuşağı Hareketi’nden Munzur Pekgüleç, Limter-İş’ten Cem Dinç, YCİB’den Kemal Parlak ve Eğitim-Sen’den Yunus Öztürk de konuşmacı olarak katıldı.
THY’NİN 4C’Sİ
Panelde Gökkuşağı Hareketi adına konuşan Kaptan Pilot Bahadır Altan da THY işçilerini Tekel işçileri ile birleştiren çok somut gerçekler bulunduğuna dikkat çekti. Altan Tekel işçilerine dayatılan 4C’nin, THY Yer İşletme personeli için de söz konusu olduğunu belirterek şöyle konuştu:
"AKP iktidara geldiğinden beri özelleştirme furyası, THY’de taşeronlaştırmayla devam ediyor. THY’de 1200 kişi Yer İşletme’de çalışıyor. Bunun yerine TGS diye yeni bir şirket kuruldu. Hizmet bu şirkete devrediliyor. 1200 kişi ne olacak? Yeni şirkette lise mezunları 850 TL’ye, üniversite mezunları 1050 TL’ye çalışıyor. Mevcut Yer İşletme’de çalışan işçiler ise 2-2500 TL arasında para alıyor çünkü bir kısmı iki dil bilen nitelikli arkadaşlar. İşte THY yönetimi şimdi bu arkadaşlara 4C sunuyor: ‘Ya aldığın ücretten, sosyal haklarından vazgeç yeni şirkete geç, ya da işten çıkarılacaksın.’ Tekel işçilerine dayatılan 4C aslında bütün sektörlerde farklı biçimde var. THY’nin 4C’si de budur. Bir tarafta da sendikanın toplusözleşmesi sürüyor ama sanki böyle bir sorun ortada yok."